
İçerikler
Aort kapağı, kalbin sol karıncığı ile vücuda temiz kanı dağıtan ana atardamar (aort) arasında yer alan, üç adet esnek yaprakçıktan oluşan hayati bir kapıdır. Kalbin kasılmasıyla birlikte bu yaprakçıklar tamamen açılarak temiz kanın vücuda pompalanmasını sağlar; kasılma bittiğinde ise sıkıca kapanarak kanın kalbe geri kaçmasını önler. Aort kapağı darlığı, bu yaprakçıkların çeşitli faktörlere bağlı olarak esnekliğini kaybetmesi, kalınlaşması ve üzerinde kireç odaklarının birikmesi neticesinde kapağın yeterince açılamaması durumudur.
Kapak açıklığının milimetrik düzeyde daralması, kalbin sol karıncığının temiz kanı aort damarına gönderebilmek için normalden çok daha yüksek bir basınç ve güçle çalışmasına neden olur. Zaman içerisinde kalbe binen bu aşırı yük, kalp kasının kalınlaşmasına (hipertrofi) ve ilerleyen evrelerde kalp yetmezliğine yol açar. Aort kapağında bu daralmanın meydana gelmesinin temel nedenleri şunlardır:
Kapak alanı kritik seviyenin altına indiğinde hastalarda göğüs ağrısı (angina), fiziksel aktivite sırasında nefes darlığı (dispne) ve beyne giden kan akışının azalmasına bağlı olarak bayılma (senkop) gibi ciddi klinik belirtiler baş gösterir.
TAVİ yöntemi ne kadar ileri bir teknoloji sunsa da her hastanın anatomik ve fizyolojik yapısı bu prosedürün uygulanmasına elverişli olmayabilir. İşlemin yapılmasının uygun görülmediği mutlak sınırlar şunlardır:
TAVİ uygulaması, aort kapağı darlığı teşhisi konulmuş ve tedavisi cerrahi protokollerle planlanması gereken hastaların klinik risk analizlerine göre belirlenir. Bu yöntemin öncelikli olarak uygulandığı hasta profili şunlardır:
Ameliyatsız kalp kapak değişimi prosedürü, hastanın cerrahi olarak korunmasını üst seviyede tutan, kateter laboratuvarında veya hibrit ameliyathanelerde yürütülen kronolojik bir süreçtir.
1.Giriş Yolunun Hazırlanması ve Lokal Anestezi:
Hasta işlem masasına alındıktan sonra genellikle genel anestezi yerine lokal anestezi ve sakinleştirici (sedasyon) kombinasyonu tercih edilir. Kateterin yerleştirileceği sağ veya sol kasık bölgesi sterilize edilir ve bu alandaki atardamara ultrason eşliğinde küçük bir kılıf (sheath) yerleştirilir.
2.Kılavuz Tellerin ve Kateterin İlerletilmesi:
Çok ince ve esnek yapıda olan kılavuz teller, yerleştirilen kılıfın içinden geçirilerek aort damarı boyunca yukarı doğru yönlendirilir ve kireçlenmiş olan aort kapağının içinden geçirilerek sol karıncığa ulaştırılır. Bu tellerin üzerinden, içerisinde sıkıştırılmış yapay kapak barındıran ana kateter sistemi kalbe doğru ilerletilir.
3.Yeni Kapağın Konumlandırılması ve Açılması:
Görüntüleme cihazları altında kapağın tam yerleşim noktası milimetrik olarak doğrulanır. Bu aşamada kalbin saniyelik olarak çok hızlı atması sağlanarak (hızlı tempo pilleme) kan akışı geçici olarak yavaşlatılır ve yeni kapak eski kapağın tam ortasında genişletilerek açılır. Kapak açıldığı an eski kapağı yana iterek duvara sabitlenir.
4.Kateterlerin Çıkarılması ve Damarın Kapatılması:
Ekokardiyografi ile yeni kapağın çalışma performansı, kaçak olup olmadığı kontrol edilir. Sonuçların kararlı olduğu teyit edildikten sonra kılavuz teller ve kateter sistemleri vücut dışına alınır. Kasık atardamarındaki giriş deliği, harici bir dikiş kesisi olmadan, özel damar kapatma cihazları (perkütan kapatma) ile içeriden kapatılarak işlem sonlandırılır.
Aort kapağı darlığının tedavisinde açık cerrahi (AVR) uzun yıllardır kullanılan geleneksel bir yöntemken, TAVİ daha az invaziv bir alternatif sunar. İki yöntemin dokusal ve operasyonel farkları şu şekildedir:
Karşılaştırma Kriteri | TAVİ (Ameliyatsız Yöntem) | Açık Kalp Ameliyatı (Geleneksel) |
Cerrahi Kesi Alanı | Göğüste kesi yoktur; sadece kasık bölgesinde küçük bir iğne giriş deliği bulunur. | Göğüs kemiği (sternum) tamamen kesilerek yaklaşık 15-20 cm’lik bir cerrahi hat açılır. |
Anestezi Yöntemi | Çoğunlukla lokal anestezi ve hafif sedasyon ile hasta uyutulmadan yapılır. | Tam genel anestezi uygulanır ve hasta derin uyku moduna alınır. |
Kalp-Akciğer Pompası | Kalp durdurulmaz, kendi ritminde çalışmaya devam eder; pompaya ihtiyaç yoktur. | Kalp tamamen durdurulur, vücut fonksiyonları yapay kalp-akciğer makinesine devredilir. |
Hastanede Kalış Süresi | Ortalama 2 ilâ 3 gün hastanede kalınır; yoğun bakım süresi genellikle 1 gündür. | Ortalama 7 ilâ 10 gün hastanede kalınır; yoğun bakımda birkaç gün takip gerekir. |
İyileşme ve Günlük Hayat | Hastalar 4-5 gün içinde normal sosyal yaşantılarına ve hafif yürüyüşlerine dönebilir. | Kemik iyileşmesi beklendiği için tam iyileşme ve normal hayata dönüş 2-3 ayı bulur. |
Transkateter yöntemin sunduğu anatomik ve klinik avantajlar, özellikle hassas durumdaki hastalar için süreci çok daha yönetilebilir kılar:
TAVİ sonrası hastaların doku adaptasyonu ve günlük yaşama geçiş süreçleri oldukça hızlı ilerler ancak kapağın uzun ömürlü olması için bazı kurallara dikkat edilmelidir:
Takip randevuları kapsamında işlemin 1. ayı, 6. ayı ve ardından yıllık periyotlarla ekokardiyografi (EKO) yapılarak kapağın çalışma parametreleri düzenli olarak kontrol edilir.
1- TAVİ yöntemiyle takılan biyolojik kapağın ömrü ne kadardır?
Kateter laboratuvarında yerleştirilen yapay biyolojik kapakların dayanıklılık süresi, hastanın kalsiyum metabolizmasına ve kapağın yapısına bağlı olarak ortalama 10 ilâ 15 yıl arasında değişmektedir. İleri yaş grubundaki hastalarda bu süre, hastanın yaşam beklentisiyle tam uyum gösterir.
2- İşlem esnasında göğüs kafesi kesilmediği için hasta tamamen uyutulur mu?
Hastaların büyük bir bölümünde genel anesteziye ihtiyaç duyulmaz. Sadece kasık bölgesinin uyuşturulduğu lokal anestezi ve hastanın kaygısını azaltarak hafif uyku hali yaratan sedasyon yöntemi yeterlidir. Bu sayede hasta işlem esnasında acı hissetmez ve operasyon biter bitmez hemen tamamen bilinci açık şekilde odasına alınabilir.
3- TAVİ ile takılan kapak yıllar sonra tekrar daralırsa işlem yenilenebilir mi?
Evet, yenilenebilir. TAVİ yöntemiyle takılmış ve zamanla işlevini yitirmiş ya da daralmış olan yapay kapağın içerisine, yine aynı kateter yöntemiyle girilerek ikinci bir yapay kapağın yerleştirilmesi mümkündür. Tıpta “Kapak içinde kapak” (Valve-in-Valve) olarak adlandırılan bu yöntem sayesinde hastaya ikinci bir cerrahi yük bindirilmeden kapak fonksiyonu yenilenebilir.