May-Thurner Sendromu(MTS) Nedir?

May-Thurner sendromu, çoğunlukla sağ ana iliak atardamarın sol ana iliak toplardamarı omurgaya doğru sıkıştırması sonucu ortaya çıkan bir toplardamar dolaşımı problemidir. Bu baskı, sol bacaktan kalbe dönen kanın akışını zorlaştırabilir. Belirtiler kişiye göre değişir: Hiçbir şikayet görülmeyebileceği gibi, sol bacakta ağrı, şişlik, ağırlık ve derin ven trombozu da gelişebilir.

May-Thurner Sendromu Nasıl Oluşur?

May-Thurner anatomisinde sağ ana iliak atardamar, sol ana iliak toplardamarın üzerinden geçerek damarı omurga ile kendi arasında sıkıştırır. Bu baskı, damarın iç çapını daraltabilir ve kanın sol bacaktan yukarı doğru dönüşünü yavaşlatabilir. Atardamarın ritmik hareketleri zaman içinde toplardamar duvarında kalınlaşmaya ve damar içinde çıkıntı benzeri değişikliklere neden olabilir. Kan akışındaki yavaşlama ve damar duvarındaki bu değişiklikler bir araya geldiğinde pıhtı oluşması kolaylaşabilir. Bununla birlikte anatomik sıkışma bulunan herkesin pıhtı geçirmesi veya belirti yaşaması beklenmez. Klasik görünüm sol ana iliak toplardamarın sıkışmasıdır. Daha seyrek olarak farklı atardamar ve toplardamarların birbirine baskı yaptığı sağ taraflı veya iki taraflı varyasyonlar da görülebilir. Bu nedenle tanı yalnızca “sol bacak şişliği” üzerinden değil, klinik bulgular ve görüntüleme sonuçları birlikte değerlendirilerek konur.

May-Thurner Sendromunun Belirtileri Nelerdir?

May-Thurner sendromu uzun süre belirti vermeden kalabilir. Yakınmalar başladığında çoğunlukla sol bacak etkilenir. Belirtiler gün içinde, uzun süre ayakta kalındığında veya hareketsiz oturulduğunda daha belirgin hâle gelebilir.

Görülebilecek başlıca belirtiler şunlardır:

  • Tek taraflı bacak şişliği
  • Bacakta ağrı veya dolgunluk hissi
  • Ağırlık ve gerginlik
  • Yüzeysel damarların belirginleşmesi
  • Ayakta kalmakla artan yakınmalar
  • Cilt renginde koyulaşma
  • İleri durumlarda venöz yara oluşumu


Şikâyetler yavaş yavaş gelişebileceği gibi derin ven trombozu ortaya çıktığında aniden de başlayabilir. Pıhtı oluşması durumunda bacakta kısa sürede belirginleşen şişlik, ağrı, sıcaklık artışı ve renk değişikliği görülebilir. Derin ven trombozu şüphesi acil değerlendirme gerektirir.

Pıhtının akciğer damarlarına ulaşması pulmoner emboliye yol açabilir. Ani nefes darlığı, göğüs ağrısı, hızlı kalp atımı, bayılma hissi veya kanlı balgam gelişmesi durumunda acil sağlık yardımı alınmalıdır.

Sol Bacakta Şişlik Her Zaman May-Thurner Sendromu mudur?

Hayır. Sol bacakta şişlik ve ağrı bulunması tek başına May-Thurner sendromu anlamına gelmez. Derin ven trombozu, toplardamar yetmezliği, lenfödem, enfeksiyon, kas ve eklem sorunları veya geçirilmiş ameliyatlar benzer yakınmalara yol açabilir. Tanıda amaç, yalnızca damarın dar göründüğünü göstermek değil; darlığın kan akışını etkileyip etkilemediğini, pıhtı bulunup bulunmadığını ve yakınmaların başka bir nedenle açıklanıp açıklanamayacağını belirlemektir.

May-Thurner Sendromu Kimlerde Daha Sık Görülür?

May-Thurner farklı yaş ve cinsiyet gruplarında görülebilir. Belirtileri ortaya çıkmış durumlarda genç ve orta yaş grubundaki kadınlarda daha sık bildirildiği görülmüştür.

Tek başına damar sıkışması her zaman klinik sorun oluşturmaz. Aşağıdaki durumlar kan akışını yavaşlatarak veya pıhtılaşma eğilimini artırarak belirtilerin ortaya çıkmasına katkıda bulunabilir:

  • Gebelik ve lohusalık
  • Östrojen içeren ilaçların kullanılması
  • Uzun süre hareketsiz kalmak
  • Yakın zamanda geçirilen büyük ameliyatlar
  • Uzun yolculuklar
  • Daha önce derin ven trombozu geçirmek
  • Kalıtsal veya sonradan gelişen pıhtılaşma eğilimleri
  • Obezite
  • Ciddi enfeksiyon veya travma

 

Bu faktörlerden birine sahip olmak May-Thurner sendromu bulunduğunu göstermez. Benzer şekilde, damar sıkışması olan herkeste mutlaka derin ven trombozu gelişmez. Risk, anatomik yapı ile kişiye ait diğer pıhtılaşma faktörlerinin bir araya gelmesine bağlıdır.

May-Thurner Sendromu Nasıl Teşhis Edilir?

Değerlendirme kişinin yakınmaları, daha önce pıhtı geçirip geçirmediği, gebelik ve ilaç öyküsü ile fizik muayene bulgularının incelenmesiyle başlar. Bacak çevreleri arasındaki fark, şişlik, cilt değişiklikleri ve yüzeysel damarların görünümü değerlendirilir. Renkli Doppler ultrasonografi genellikle ilk görüntüleme yöntemidir. Bacak damarlarındaki pıhtıyı ve kan akışını gösterebilir. Ancak iliak damarlar leğen kemiğinin derininde bulunduğu için ultrasonografi sıkışmayı her zaman doğrudan ve yeterli ayrıntıyla gösteremeyebilir. Bilgisayarlı tomografi venografisi veya manyetik rezonans venografisi, iliak toplardamarın çevredeki yapılarla ilişkisini ve sıkışmanın yerini değerlendirmeye yardımcı olabilir. Bu incelemelerde yalnızca daralma oranı değil, pıhtı, çevre damarlar ve alternatif dolaşım yolları da gözden geçirilir. Girişimsel tedavi düşünülüyorsa kateter venografisi ve damar içi ultrasonografi kullanılabilir. Damar içi ultrasonografi, damarın içinden görüntü sağlayarak darlığın uzunluğu ve kesit alanı hakkında ayrıntılı bilgi verir. Özellikle stent planlamasında önemli bir değerlendirme yöntemi olarak kabul edilir. 

May-Thurner Sendromu Nasıl Tedavi Edilir?

Tedavi planı her hastada aynı değildir. Kişinin yalnızca damarında sıkışma bulunması ile aktif derin ven trombozu geçirmesi aynı şekilde değerlendirilmez. Bu nedenle tedavi kararı; belirtilerin şiddeti, pıhtı varlığı, damar darlığının derecesi ve günlük yaşam üzerindeki etkiler birlikte değerlendirilerek verilir.

Belirti vermeyen ve tesadüfen saptanan anatomik sıkışmalarda her zaman girişimsel tedavi uygulanması gerekmez. Yakın takip yeterli olabilir. Buna karşılık derin ven trombozu gelişmiş veya belirgin toplardamar tıkanıklığı bulunan kişilerde daha aktif tedavi seçenekleri gündeme gelebilir.

Tedavinin temel amacı;

  • Kan akışını düzeltmek,
  • Pıhtının ilerlemesini önlemek,
  • Yeni pıhtı oluşma riskini azaltmak,
  • Uzun dönemde gelişebilecek toplardamar yetmezliği ve post-trombotik sendrom riskini azaltmaktır.

İlaç Tedavisi Ne Zaman Uygulanır?

May-Thurner sendromunda ilaç tedavisi çoğunlukla derin ven trombozu gelişen hastalarda uygulanır. Bu durumda antikoagülan (kan sulandırıcı) ilaçlar pıhtının büyümesini önlemeye yardımcı olur ve vücudun mevcut pıhtıyı zamanla çözmesine destek sağlar.

Kan sulandırıcı ilaçlar mevcut pıhtıyı doğrudan eritmez. Temel amaç yeni pıhtı oluşmasını önlemek ve mevcut pıhtının ilerlemesini engellemektir.

Tedavi süresi;

  • ilk kez pıhtı geçirilip geçirilmediğine,
  • kalıcı risk faktörlerinin bulunup bulunmadığına,
  • stent uygulanıp uygulanmadığına,
  • eşlik eden pıhtılaşma bozukluklarına

göre değişebilir.

Bu nedenle herkes için geçerli tek bir ilaç kullanım süresi vermek doğru değildir.

Sıkça Sorulan Sorular

May-Thurner sendromu doğuştan gelen bir hastalık mıdır?

Tam anlamıyla kalıtsal bir hastalık olarak kabul edilmez. Çoğunlukla doğuştan bulunan anatomik damar yerleşimi nedeniyle ortaya çıkar. Ancak belirtilerin gelişmesi için çoğu zaman ek risk faktörleri de rol oynar.

Yerleştirilen stent ömür boyu kalır mı?

Evet. Uygun şekilde yerleştirilen venöz stentler uzun süre damar içinde kalacak şekilde tasarlanmıştır. Ancak belirli aralıklarla görüntüleme yöntemleriyle açık kalıp kalmadıkları kontrol edilir.

Sol bacak şişliği her zaman May-Thurner sendromu anlamına gelir mi?

Hayır. Derin ven trombozu, toplardamar yetmezliği, lenfödem, enfeksiyon ve ortopedik sorunlar da benzer belirtilere yol açabilir. Bu nedenle tek taraflı bacak şişliği ayrıntılı olarak değerlendirilmelidir.

Gebelik May-Thurner sendromunu etkiler mi?

Gebelik sırasında büyüyen rahim ve gebeliğe bağlı fizyolojik pıhtılaşma değişiklikleri belirtilerin ortaya çıkmasına veya derin ven trombozu riskinin artmasına katkıda bulunabilir. Bu nedenle gebelikte ortaya çıkan tek taraflı bacak şişliği dikkatle değerlendirilmelidir.

Stent sonrası kan sulandırıcı ilaç kullanmak gerekir mi?

Birçok hastada işlem sonrasında belirli süre antikoagülan veya antitrombotik tedavi uygulanabilir. Kullanılacak ilaç ve süresi kişinin pıhtı öyküsüne, stent yapısına ve diğer risk faktörlerine göre belirlenir.

May-Thurner sendromu tamamen düzelir mi?

Tedaviyle damar sıkışmasının neden olduğu dolaşım bozukluğu büyük ölçüde kontrol altına alınabilir. Ancak uzun dönem sonuçlar düzenli takip, risk faktörlerinin kontrolü ve uygun yaşam alışkanlıklarının sürdürülmesiyle yakından ilişkilidir.

Fiyat Bilgilendirmesi

Yürürlükte olan T.C. Sağlık Bakanlığı mevzuatları, ilgili tebliğleri ve yasal reklam sınırlandırmaları uyarınca, kamuya açık dijital platformlarda veya internet sayfalarında May-Thurner Sendromu (MTS) tedavi fiyatları, cerrahi (stent yerleştirilmesi, anjiyoplasti, açık cerrahi vb.) veya medikal/girişimsel yöntem ücretleri, klinik bütçeleri, indirim oranları ya da tedavi kampanya paketleri gibi ticari rekabet algısı uyandırabilecek bilgilerin paylaşılması yasal olarak uygun değildir. En rasyonel süreç yönetimi, sol iliyak ven bası derecesinin kalibrasyonu ve kişisel venöz sistem analizi, klinik ortamında gerçekleştirilecek detaylı bir fiziksel muayene, Doppler Ultrasonografi (USG), Bilgisayarlı Tomografi (BT) Venografi veya Manyetik Rezonans (MR) Venografi gibi tıbbi değerlendirmelerin ardından hastalığın evresine, anatomik yapısına ve hastaya özel kriterlerle netleştirilmektedir.

Yasal Uyarı

Bu makale, yalnızca bilgilendirme amaçlı hazırlanmıştır. Sağlık durumunuzla ilgili kesin tanı, tedavi veya kişisel öneriler için mutlaka bir sağlık meslek mensubuna başvurmanız gerekmektedir.
İletişim Formu
Sorularınız, randevu talepleriniz ve merak ettiğiniz konular hakkında bizimle iletişime geçebilirsiniz.

    WhatsAppInstagramBizi ArayınKonum Bilgisi