
İçerikler
Periferik damar tıkanıklığı olarak bilinen periferik arter hastalığı (PAH), çoğunlukla bacaklara kan taşıyan atardamarların ateroskleroz nedeniyle daralması veya tıkanmasıdır. Ateroskleroz, damar duvarında yağ, kolesterol ve diğer maddelerin birikmesiyle gelişen sistemik bir damar hastalığıdır.
Kan akımı azaldığında kasların özellikle hareket sırasında ihtiyaç duyduğu oksijen yeterince karşılanamayabilir. Bunun sonucunda yürüme sırasında ortaya çıkan ve dinlenince azalan baldır, uyluk veya kalça ağrısı görülebilir. Bu belirti intermittan kladikasyo olarak adlandırılır.
Hastalık ilerlediğinde istirahatte ayak ağrısı, iyileşmeyen yaralar veya doku kaybı gelişebilir. Güncel ACC/AHA sınıflamasında hastalık; asemptomatik PAH, kronik semptomatik PAH, kronik ekstremiteyi tehdit eden iskemi ve akut ekstremite iskemisi gibi farklı klinik gruplarda değerlendirilir.
En tipik yakınmalardan biri yürürken ortaya çıkan ve dinlenmekle azalan bacak ağrısıdır. Ancak periferik arter hastalığı olan herkes bu klasik belirtiyi yaşamaz. Bazı kişiler daha belirsiz yorgunluk, güçsüzlük veya yürüme kapasitesinde azalma tarif edebilir.
Hastalığın ilerlemesiyle ayakta soğukluk, cilt renginde değişiklik, nabızların zayıflaması ve iyileşmeyen yaralar görülebilir. Gece veya dinlenme sırasında özellikle ayak parmaklarında ve ön ayakta ortaya çıkan ağrı daha ileri dolaşım bozukluğunu düşündürebilir. Sigara kullanımı, diyabet, ileri yaş, yüksek tansiyon, kronik böbrek hastalığı ve yaygın damar hastalığı PAH açısından önemli risk faktörleri arasındadır. Güncel kılavuzlar bu faktörlerin tedavi planında birlikte değerlendirilmesini önerir.
Tanıda hastanın belirtileri ve damar muayenesinin yanı sıra en sık kullanılan ilk testlerden biri ayak bileği-kol indeksi (ABI/ABİ) ölçümüdür. Bu testte ayak bileğindeki kan basıncı koldaki kan basıncıyla karşılaştırılır. Periferik arter hastalığını düşündüren öykü veya muayene bulguları bulunan kişilerde istirahat ABİ ölçümü tanının doğrulanması amacıyla önerilmektedir. Renkli Doppler ultrasonografi, damar içindeki kan akımının ve darlıkların değerlendirilmesine yardımcı olabilir. Tedavi planlaması gerektiğinde bilgisayarlı tomografi anjiyografi, manyetik rezonans anjiyografi veya kateter anjiyografisi gibi yöntemlerden yararlanılabilir.
Her hastaya doğrudan anjiyografi yapılması gerekmez. Görüntüleme yönteminin seçimi belirtilere, böbrek fonksiyonlarına, damar hastalığının yerine ve girişim planlanıp planlanmadığına göre değişir. Ayakta iyileşmeyen yara veya ileri iskemi şüphesi bulunan bazı hastalarda parmak basıncı, parmak-kol indeksi ve doku oksijenlenmesini değerlendiren ek testler de kullanılabilir.
Periferik arter hastalığının tedavisi yalnızca tıkalı damarı açmaya odaklanmaz. Kalp krizi, inme ve ilerleyen damar hastalığı riskini azaltmaya yönelik ilaçlar ve yaşam tarzı düzenlemeleri tedavinin temel parçalarıdır. Semptomatik PAH bulunan hastalarda aspirin veya klopidogrel gibi antiplatelet ilaçlar kardiyovasküler olay riskini azaltmak amacıyla kullanılabilir. Bu ilaçları genel olarak “kan sulandırıcı” diye adlandırmak yaygın olsa da antiplatelet ve antikoagülan ilaçlar aynı grupta değildir. Tam doz antikoagülan tedavinin başka bir tıbbi gerekçe olmadan yalnızca PAH için rutin kullanılması önerilmez.
Yüksek yoğunluklu statin tedavisi de PAH yönetiminin önemli bileşenlerindendir. Güncel ACC/AHA kılavuzu LDL kolesterolde en az yüzde 50 azalma hedefleyen yüksek yoğunluklu statin tedavisini önermektedir. Tansiyon, diyabet ve sigara kullanımı gibi diğer risk faktörlerinin kontrolü de tedavinin parçasıdır.
Yürüme güçlüğü bulunan kronik semptomatik hastalarda gözetimli egzersiz tedavisi veya yapılandırılmış egzersiz programı yürüme mesafesi, fonksiyon ve yaşam kalitesini artırabilir. Bunun yalnızca “yeni kılcal damar açmak” şeklinde açıklanması doğru değildir; egzersizin kas metabolizması, yürüme verimliliği ve dolaşım adaptasyonu üzerinde birden fazla etkisi vardır. Kladikasyo bulunan bazı hastalarda cilostazol yürüme mesafesini ve belirtileri iyileştirmek amacıyla kullanılabilir; ancak kalp yetmezliği bulunan kişilerde kullanılmamalıdır.
Balon anjiyoplasti ve stent gibi endovasküler tedaviler, damara kateter aracılığıyla ulaşılarak gerçekleştirilen girişimlerdir. Balon, daralmış damar segmentini genişletmek amacıyla kullanılır. Bazı durumlarda stent veya farklı damar içi cihazlar da tedaviye eklenebilir.
Ancak yürürken ağrısı olan her hastaya doğrudan anjiyo yapılması önerilmez. Güncel kılavuza göre yaşam kalitesini veya yürüme fonksiyonunu belirgin biçimde kısıtlayan kladikasyonda, ilaç ve yapılandırılmış egzersiz tedavisine rağmen yeterli düzelme sağlanamıyorsa revaskülarizasyon düşünülebilir. Tedaviyle belirtileri yeterince kontrol edilen hastalarda yalnızca hastalığın ilerlemesini engellemek amacıyla damar açıcı işlem önerilmez.
Kullanılacak balon, stent veya diğer cihazın türü damarın çapına, tıkanıklığın uzunluğuna, yerine ve kireçlenme derecesine bağlıdır. Her tıkanıklıkta ilaç salınımlı stent veya aterektomi kullanılması gerektiği söylenemez. Endovasküler tedavinin başarısı ve damarın açık kalma süresi de hastadan hastaya değişebilir. Yeniden daralma gelişebileceği için işlem sonrasında risk faktörlerinin tedavisi devam eder.
Bypass ameliyatında kan akımının tıkalı damar segmentinin çevresinden geçmesini sağlayan yeni bir yol oluşturulur. Bunun için hastanın kendi toplardamarı veya uygun durumlarda sentetik damar grefti kullanılabilir. Cerrahi tedavi; hastalığın anatomik özelliklerine, tıkanıklığın uzunluğuna, kullanılabilecek damar greftine, hastanın ameliyat riskine ve beklenen uzun dönem sonuçlara göre değerlendirilebilir. “Uzun tıkanıklık varsa mutlaka bypass gerekir” şeklinde tek bir kural bulunmaz.
Bazı bölgelerde endarterektomi adı verilen cerrahi yöntemle damar içindeki aterosklerotik plak çıkarılabilir. Hangi yöntemin seçileceği damar segmentine ve hastanın genel durumuna bağlıdır. Özellikle kronik ekstremiteyi tehdit eden iskemi bulunan hastalarda kan akımını yeniden sağlamak; ağrıyı azaltmak, yaranın iyileşmesine yardımcı olmak ve uzvu korumak amacıyla önemlidir. Güncel kılavuzlar bu grupta uygun olduğunda revaskülarizasyonu önerir.
Periferik damar tıkanıklığı anjiyo ile tamamen tedavi edilir mi?
Her zaman değil. Uygun hastalarda balon, stent veya diğer endovasküler yöntemlerle kan akımı artırılabilir. Ancak ateroskleroz kronik bir hastalıktır ve işlem sonrasında aynı veya başka damar bölgelerinde yeniden darlık gelişebilir.
Stent takılan damar tekrar tıkanabilir mi?
Evet. Stent içinde veya tedavi edilen damar segmentinde yeniden daralma gelişebilir. Risk; damar bölgesine, lezyonun özelliklerine, kullanılan yönteme ve sigara, diyabet gibi faktörlere göre değişir.
Yürüyüş periferik arter hastalığına iyi gelir mi?
Yapılandırılmış egzersiz programları kronik semptomatik PAH’da yürüme performansını, fonksiyonel kapasiteyi ve yaşam kalitesini artırabilir. Özellikle gözetimli veya yapılandırılmış programların yararı güncel kılavuzlarda güçlü biçimde desteklenmektedir.
Damar tıkanıklığı kangrene neden olabilir mi?
İleri düzey kan akımı azalması iyileşmeyen yara ve doku kaybına yol açabilir. Ancak periferik arter hastalığı olan herkes kangren geliştirmez. İstirahat ağrısı, yara veya renk değişikliği gibi ileri belirtiler varsa zamanında değerlendirme önemlidir.
Diyabet hastalarında periferik damar hastalığı daha mı önemlidir?
Diyabet, PAH açısından önemli risk artırıcı faktörlerden biridir ve ayak yaralarıyla birlikte bulunduğunda tedavi daha karmaşık olabilir. Kan şekeri kontrolü, damar değerlendirmesi ve düzenli ayak bakımı tedavinin parçalarıdır.
Anjiyo veya bypass sonrası iyileşme ne kadar sürer?
Süre kullanılan yönteme, işlemin kapsamına ve kişinin genel sağlık durumuna göre değişir. Endovasküler işlemlerde toparlanma çoğunlukla açık cerrahiden daha kısa olsa da herkes için kesin bir gün veya hafta aralığı vermek doğru değildir.
Damar açma işleminden sonra kan sulandırıcı kullanmak gerekir mi?
Birçok hastada antiplatelet veya başka antitrombotik tedaviler kullanılır; ancak ilaç türü ve kullanım süresi yapılan işleme, eşlik eden hastalıklara ve kanama riskine göre belirlenir. Tedavi kişisel olarak kesilmemeli veya değiştirilmemelidir.
Meta Açıklaması
Periferik damar tıkanıklığı tedavileri; ilaç, yürüyüş, balon, stent ve bypass seçenekleri ile tedavi sürecini açıklıyor.